SULARDA PARAZİT KONTROLÜ ve ÖNEMİ
Hayatımızın vazgeçilmezi olan su, taşıyabildiği çeşitli organik-inorganik maddeler ve mikroorganizmalar nedeniyle aynı zamanda birçok hastalığın kaynağı olabilmektedir. Su kaynaklı hastalıkların önlenebilmesi için; hastalık kaynağı olabilecek su kaynaklarının ıslahına önem verilmelidir.

Dezenfektanlara dayanıklı olmaları, yüksek penetrasyon (nüfuz etme) gücüne sahip olmaları, küçük yapılı kistlerin ortamda yoğun olarak bulunması, düşük dozda bile enfeksiyon oluşturabilmeleri gibi nedenlerle, enterik amiplerden Entamoeba histolytica, Giardia intestinalis ve koksidiyan parazitlerden Cryptosporidium parvum son yıllarda su hijyeninde üzerinde en fazla durulan parazitlerdir. Sağlık Bakanlığı, İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelikte gerek kaynak suları gerekse içme ve kullanım sularında parazitlerin aranmasını zorunlu kılmıştır. Bu yönetmelikte imalathanede hazırlanan içme ve kaynak sularının 100 ml’sinde insan sağlığına zararlı parazitlerin bulunmaması gerektiğinin altı çizilmiştir.

Bilim Laboratuvarları başta konvansiyonel mikroskobik yöntem olmak üzere, ELISA VE IFA yöntemleri yanı sıra sularda bulunabilecek patojen parazitlerin saptanmasına yönelik PCR optimizasyonu çalışmalarına devam etmektedir.

Giardia intestinalis (Giardia lamblia) 
İçme suları Giardia kistleri için temel taşıyıcı olarak görev almaktadır. Parazitle infekte olan bireyler kistleri dışkı ile atarlar. Bu yüzden dere, göl, gölet gibi yüzey suları Giardia kistleriyle lağım yolu ile ya hayvan dışkısıyla kontamine olabilirler. Yer altı su kaynakları ise toprağın filtre görevi görüp kistleri tutması bakımından korunurlar. İnsanlar ve diğer memeliler Giardia’yı taşıyabilirler. Bulaşması halinde Giardia kistleri 60 günün üzerinde suda kalabilir. Ülkemizde son derece yaygın olan Giardiosis, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporlarına göre dünya genelinde en çok görülen parazit enfeksiyonu olup en fazla hasta grubu Asya, Afrika ve Latin Amerika’dan olmak üzere her yıl 500.000 yeni vaka bildirilmektedir.

Giardia enfeksiyonunun ortaya çıkması parazitin alımından sonraki 1-4 haftayı kapsamaktadır. Enfeksiyonun meydana gelmesi için 10 kistten azı yeterlidir. Enfeksiyon varlığında ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Su kaynaklarında Giardia saptanması oldukça zordur. Giardia kontaminasyonu için kullanılan test metotları, şüpheli Giardia kirliliğini doğrulamaya yöneliktir. Bu da en az 5-10 litre suyun filtre edilmesi ve kistlerin mikroskobik inceleme sonucu görüntülenmesini kapsamaktadır. PCR ile Giardia lamblia varlığının gösterilmesi tercih edilen metottur.

Cryptosporidium
Cryptosporidium su yolu ile bulaşabilen ve Cryptosporidiosis etkeni olan bir protozoondur. Göl, nehir, yüzme havuzu gibi Cryptosporidium ile enfekte olmuş sularda yüzen kişiler, sürekli su kenarında bulunanlar, kontamine, suyla karşılaşabilen yürüyüş ya da kamçılar bu parazitle enfekte olabilirler. Kişi, parazit bulaşmış suyla yıkanır ya da içerse parazit bağırsağa doğru ilerler burada çoğalarak hastalık meydana getirir. Kistler dışkı yoluyla atılarak yaşam döngülerine devam eder.

En fazla Asya, Afrika, Avustralya ve Latin Amerika’da görülen Cryptosporidiosis insidansı % 0,6-20 arasında değişmektedir. Su kaynaklı en büyük Cryptosporidiosis salgını Wisconsin’de, 400.000 kişinin ookistle enfekte içme suyunu tüketmesi sonucu şekillendiği bildirilmiştir. Yapılan çalışmalarda, Cryptosporidium parvum ookistlerinin klorlamaya dirençli olduğu, içme suyunda maksimum 176 gün canlı kalabildiği ve bu süre sonunda % 89-99’unun yıkımlandığı bildirilmiştir. Yurt dışından bildirilen Cryptosporidium salgınlarının yanı sıra, ülkemizde de benzer salgınların var olabileceği ancak bu konuda saha fazla bildirime ihtiyaç duyulduğu düşünülmektedir.

Entamoeba histolytica
Entamoeba histolytica kontamine su veya yiyecek yoluyla, insandan insana bulaşabilen amipli dizanteri (Amebiasis) etkeni olan bir parazittir. Amipli dizanteri tropik ve suptropik iklim bölgesinde yaygındır. Bulaşmada, trofozoit şekil dayanıksız olduğu an, önemli değildir. Kistler sulara ve çiğ yenen besinlere karışarak hastalığa yol açar. Hastalığın bulaşmasında vektör olarak karasineklerinde rolü büyüktür.

Ağızdan alınan kistler, doku içinde ilerler, barsakta ülsere neden olur. Amipler bazen portal damar (karaciğer kapı toplardamarı ) içine girerek karaciğere ulaşır, sonuçta apselere yol açar. Kan yoluyla ulaştığı diğer organlarda da apse yapabilir. Akut amipli dizanteri genellikle kistler alındıktan 8-10 gün sonra ortaya çıkmaktadır.